2013 Avustralya GP

2013 Formula 1 sezonunun ilk yarışını geride bıraktık. Yarış hakkında genel bir değerlendirme yaptıktan sonra bazı takım ve pilotların performansına geçeceğim.

Cumartesi günü görülen yağış nedeniyle sıralama turlarının 2. ve 3. seansı pazar gününe ertelenmişti. Aslında çok aşırı bir yağış yoktu ama Albert Park’ın bir cadde pist olması pist yüzeyinin kayganlığını artıran bir faktördü. Bekleme dönemlerinin bazı kısımlarında pistte büyük su birikintisi görüntüsü yoktu, doğal olarak erteleme kararı birçok kişi tarafından eleştirildi. Tabii sıralama turlarının ve yarışın Avustralya yerel saatiyle geç bir saatte koşulması cumartesi günü daha fazla bekleme olanağını ortadan kaldıran faktörlerden biriydi.

Pazar günü fazla yağış yoktu. Sıralama turlarının 2. seansında yağmur lastikleri kullanıldı. Pistin kurumaya başlamasıyla 3. seansta kuru zemin lastiklerini gördük. Yarışta yine yağış yoktu, sadece kuru zemin lastikleri kullanıldı. Pirelli’nin hedeflediği gibi pilotlar yarış boyunca 2 veya 3 pit-stop yaptılar. Ön sıralarda rekabet oldukça dengeliydi, özellikle son pit-stoplara kadar pilotlar birbirine oldukça yakındı.

Takımları değerlendirmeye tuttuğum takım olan Ferrari’den başlıyorum. Sıralama turlarında alınan 4. ve 5. cep kötü bir sonuç değildi ama pole pozisyonunu kazanan Vettel ile aradaki fark geçtiğimiz sezonun bir benzerinin yaşanacağını gösteriyor gibiydi. Halbuki yeni kurallar gereği DRS’nin tüm hafta boyunca sadece DRS bölgesinde kullanılacak olması Ferrari’nin sıralama turlarında geçen sezon yaşadığı sorunu büyük ölçüde azaltacak diye bekleniyordu. Ferrari sıralama turlarında yine çok hızlı değildi ama Massa’nın binde üç saniye farkla da olsa Alonso’dan daha iyi bir derece yapması kendine güveni açısından oldukça iyi oldu.

Yarışa gelirsek Ferrari’nin Red Bull ile aynı tempoyu yakaladığını söyleyebiliriz. Ferrari pilotları üçer pit-stop yaptılar. 2. pit-stop’lara kadar Vettel, Massa ve Alonso birbirlerini çok yakından takip ettiler. Grubun için de Sutil de vardı. 2. pit-stop’tan sonra Alonso bu grubun en önüne geçmeyi başardı. Aslında diğer pit-stop’larda Massa daha önce pite girmişti ama grubun sonundaki Alonso zaman kaybetmemek için biraz erken girdi ve bunun meyvesini aldı. Yarış sonunda Alonso 2, Massa 4. olarak Ferrari adına iyi bir başlangıç yaptılar ve Ferrari yarış temposu açısından iyi sinyaller verdi. Massa’nın iyi performansı da takımlar şampiyonluğunda Ferrari’nin elini güçlendirecek gibi gözüküyor.

Mclaren’e geçecek olursak, antrenman seanslarından sonra araçların çok yavaş olduğu konuşuluyordu. Sıralama turlarının yağmur lastikleriyle koşulan ilk iki seansında Button’ın performansı fazla göze batmadı. Perez ise başarısız bir kuru zemin lastiği denemesi yaptığı 2. seansta elendi. Tamamen kuru zemin lastikleriyle koşulan 3. seansta Button sonuncu olarak takım hakkındaki izlenim ve öngörüleri adeta doğruladı. Ayrıca Button 5. turda pit-stop yaparak orta sertlikteki lastiklere çok erken geçti. Yarışa 10. cepten başlayan Button 9, 15. cepten başlayan Perez 11. oldu. İki pilot da üçer pit-stop yaptı.

Sezon öncesi testlerde lastikleri çok iyi kullandığı söylenen Lotus yarışta buna paralel bir tablo çizdi. 7. cepten kalkış yapan Raikkonen ilk turda 5. sıraya yükseldi, 2. turda ise Hamilton’ı geçerek 4. sıraya yükseldi. Daha sonra 2 pit-stop stratejisiyle rakiplerine karşı büyük bir avantaj yakalayarak damalı bayrağı ilk sırada görmeyi başardı. Yanlış hatırlamıyorsam Raikkonen ilk pit-stop’tan sonraki bölümde orta sertlikteki lastiklerle 26 tur atmıştı. 8. cepten kötü bir kalkış yapan Grosjean birkaç sıra kaybetti ve takım arkadaşının aksine yarışı 3 pit-stop ile tamamlayarak ancak 10. olabildi.

Red Bull pilotları sıralama turlarının son seansında gösterdikleri iyi performansla ilk çizgiyi aldılar. DRS ve esneyen ön kanat ile ilgili değişikliklerin Red Bull’u olumsuz etkileyeceği düşünülüyorduysa da sıralama turlarında pek etkilenmemiş gibiydiler. Fakat yarış performansları Ferrari ve Lotus’dan daha iyi değildi. Hatta eminim çoğu kişi “Red Bull o kadar da hızlı değilmiş” diye düşünmüştür. Webber zaten her zaman olduğu gibi çok kötü bir kalkış yapıp 7. sıraya kadar düştü. Sonrasında fazla tırmanamayarak yarışı ancak 6. sırada bitirebildi. Ön sıralardan bir pilotun yolda kaldığını da düşünürsek Webber’in rekabetçi olmadığını söyleyebiliriz. Vettel ise yarışın başlarında arkasındaki Ferrarilerle farkı açamadı, 2. pit-stop’larda Alonso’nun gerisine düştükten sonra onu tehdit edecek yakınlıkta da kalamadı.

Mercedes performansı iyi olacağı düşünülen takımlardan biriydi. Sıralama turlarında yağmur altındaki ilk iki seansın en hızlı ismi Rosberg’di. 3. seansta Rosberg 6. sırada kalsa da Red Bull’lardan sonra en hızlı pilot Hamilton oldu. Yarışta Rosberg’in performansı Hamilton’dan daha iyi gibiydi ama Rosberg yaşadığı elektrik arızası nedeniyle yarışı bırakmak zorunda kaldı. Hamilton da zaman zaman lastiklerin performansından memnun olmadığı yarışı 3 pit-stop ile 5. sırada noktaladı.

Diğer takım ve pilotlardan kısaca bahsetmek gerekirse şunları söyleyebilirim. Caterham takımının durumu pek parlak değil. Sıralama turlarının ilk seansında hem Pic hem de Garde ön kanatlarını kırdılar ve sıralama turlarını son iki sırada tamamladılar. Pic saniyenin yüzde biri farkla %107 sınırının dışında kalmıştı ama yağmur ve kazalar nedeniyle doğal olarak yarışmasına izin verildi. 5 çaylak pilot arasında en iyi dereceyi Sauber pilotu Gutierrez yaptı, 13. oldu. Takım arkadaşı Hulkenberg ise yakıt sistemindeki arıza nedeniyle yarışa başlayamadan havlu attı. Maldonado pite çağrıldığı turda kendini çakıl havuzunda bularak yarışa veda etti ve arıza haricinde yarış dışı kalan tek pilot oldu. Bunun yanında Williams takımı da oldukça yavaş gözüküyor.

Marussia takımı iki çaylak pilota rağmen Caterham’dan daha hızlı gözüküyor. Force India iyi görüntü veren takımlardan biri. Özellikle geçen yıl takımdan uzak kalan Sutil’in yarış temposu oldukça iyiydi. İlk bölümde orta sertlikteki lastikleri oldukça iyi kullandı. Force India pilotları yarışı 7. ve 8. sıralarda bitirdiler.

Tags:

Leave a Reply

avatar
  Subscribe  
Notify of