2013 Macaristan GP

Sezonun 10. yarışını pole pozisyonundan başlayan Mercedes pilotu Lewis Hamilton kazandı. Hamilton dün sıralama turlarından sonra yarışı kazanmasının mucize olacağını söylemişti ama bugün çok rahat bir yarış galibiyeti aldı. Bu galibiyetin kendisi için en büyük önemi tabii ki Mercedes’teki ilk galibiyeti olması. Diğer yandan her ne kadar puan olarak Nico Rosberg’in önünde yer alsa da yarış galibiyeti açısından 2-0 gerideydi, bunun yarattığı baskıyı büyük ölçüde kırarak rahatlamış oldu.

Sebastian Vettel’in ilk pit-stop’tan sonra Jenson Button’ın arkasında uzun süre kalması Hamilton’ın işini büyük ölçüde kolaylaştırdı. Fark 10 saniyenin üzerine çıktı ve bu noktadan sonra Red Bull için yapılabilecek pek bir şey kalmadı. Yalnız Mercedes’in şu konuda hakkını yememek lazım, Vettel önü açıldıktan sonra dahi Hamilton’dan daha iyi turlar atmadı. Tempoları neredeyse aynıydı. Vettel o zamanları kaybetmeseydi bile Hamilton’ı geçemeyebilirdi. Mercedes oldukça rekabetçiydi.

Macaristan GP Pirelli’nin geçen yılki üretim tekniğine geri döndüğü ilk yarıştı ve genç sürücü testlerine katılamayan Mercedes için bunun büyük bir dezavantaj olacağı düşünülüyordu ama gördük ki takımın lastiklerle ilgili sorunları neredeyse yok olmuş. Üstelik Macaristan’da pist sıcaklığının yüksek olması da negatif bir durumdu. Hamilton hemen hemen şampiyonluk potasına girdi ama bu sonuçlardan sonra Pirelli ile yapılan ve sonradan ortaya çıkan gizli test tekrar tekrar gündeme gelecektir.

Hamilton ile ilgili birkaç şey daha eklemek gerekirse, yarış başındaki kalkışının çok iyi olduğunu söylemek mümkün. Vettel’den çok daha iyi kalktı ve pozisyonunu çok rahat korudu. Pit-stop’lardan sonra piste iki kez Mark Webber’in arkasında dönüp neredeyse hiç atak görmediğimiz virajlarda yaptığı geçiler harikaydı. Sanıyorum Webber de çok şaşırmıştır. Webber Hamilton’ı arkasında tutarak Vettel’in avantaj kazanmasını sağlayabilirdi ama Hamilton hiç zaman kaybetmeden yaptığı cesur geçişlerle buna fırsat vermedi.

Yarışı ikinci sırada bitiren Kimi Raikkonen üç pit-stop yapan rakiplerinin aksine iki pit-stop yaptı. Son turlarda Vettel’in baskısına maruz kalsa da hem iyi savunma yaparak hem de Hungaroring’de geçişin zor olmasının avantajını kullanarak damalı bayrağa kadar yerini kaptırmadı. Aslında yaptığı savunma olabileceğinin en iyisiydi belki de, bir Red Bull’u çok daha eski lastiklerle 10 turdan uzun bir süre arkada tutmak kolay iş değil. Bu pistte geçiş çok kolay olmasa da Monte Carlo kadar imkansız da değil.

Günün etkili isimlerinden biri Romain Grosjean’dı. Yarışa üçüncü sıradan başlayıp bir ara ikinciliği ele geçirebilecek pozisyona gelmişti ama bir pit-stop’tan sonraki bölümde Felipe Massa’yı geçerken dört lastiğiyle birlikte pist dışına çıktığı için pitten geçme cezası aldı. Bu ceza olmasaydı rahatlıkla ikinci olabilirdi diye düşünüyorum. Lotus için iki pilotla birden podyuma çıkmak harika olurdu. Grosjean’ın Button’ı geçerken neden olduğu lastik teması da yarıştan sonra incelendi ve 20 saniye cezası çıktı ama 6. sıradaki yeri değişmedi.

Fernando Alonso’nun durumu önceki yarışlardan pek farklı değildi. Bu sezon kendi rüzgar tünelini kullanamayan Ferrari sezon ilerledikçe güç kaybediyor. Alonso’nun sıralama turlarından sonra söylediği gibi en iyi 4. otomobille 5. olmak fena bir sonuç değil ama Ferrari yaz arasını iyi değerlendiremezse sezona büyük ölçüde havlu atmış olur. Felipe Massa’nın performansı da gittikçe düşüyor ama bugün en azından herhangi bir kazaya veya olaya karışmaması sevindirici. Tabii yarışın başında Rosberg ile yaşadığı küçük teması saymıyorum.

Rosberg demişken biraz da ondan bahsedelim. Yarışın başında önce Alonso’ya geçildi, sonra da Massa ile yukarıda bahsettiğim teması yaşayarak pist dışına taştı ve 12. sıraya kadar geriledi. Yanlış hatırlamıyorsam 9. sıradayken bitime 5-6 tur kala motor patlattı ve yarışı noktaladı.

Günün en iyi tırmanışı Webber’den geldi. 10. sıradan kalkış yapıp hemen 7. sıraya yükseldi ve sert lastiklerle başlama stratejisi de işe yarayınca 4. oldu. Hamilton’ı arkasında tutmayı da başarsaydı günün kahramanlarından biri olabilirdi. Fakat yine de yarışın kazananlarından biriydi kesinlikle. Bu arada Red Bull takımının telsizden sürekli sanki araçta bir arıza varmış gibi konuşması ‘feyk’ olsa gerek. ‘Arıza kodu bilmem kaç’ filan çocuk kandırdıklarını zannediyorlar.

Diğer takımlardan kısaca bahsedersek Mclaren iki pilotuyla birden puan alarak son yarışlardaki korkunç tabloyu bir miktar toparladı. Force India pilotları Adrian Sutil ve Paul Di Resta hidrolik sorunuyla yolsa kaldılar. Force India sıralama turlarında da çok iyi değildi, sezon başındaki rekabetçi çizgisinden uzaklaşmaya başladı. Pastor Maldonado 10. olarak Williams F1’e bu sezonki ilk puanını kazandırdı. Williams’ın 10 yarışta sadece bir puan almasına inanmak güç.

Vettel sürücüler sıralamasında ikinciyle arasındaki puan farkını 39’a çıkarsa da sezonun ikinci yarısı Hamilton’ın yükselişiyle birlikte daha çekişmeli geçebilir. Raikkonen ve Alonso da şampiyonluk potasında kalmaya devam edecektir. Belçika’da koşulacak yarışa kadar Formula 1 dört haftalık tatile girecek. Tabii çalışanlar açısından bunun sadece iki haftası tatil olacak. Özellikle Ferrari takımının bu arada iyi dinlenmesini ve tatil haricindeki bölümde bir şeyler yapmasını umuyorum.

Tags:

Leave a Reply

avatar
  Subscribe  
Notify of