2014 Avustralya GP

Formula 1’de teknik ve sportif kurallar açısından yepyeni bir dönemin ilk yarışını geride bıraktık. Birçok takımın dayanıklılık konusunda ciddi sıkıntıları var. Araçların özellikle burun kısımlarının çok çirkin olduğunu konuşuyorduk, hatta bu konuda anket bile yaptım ama şu an çoğu kişi estetik kaygı duyacak durumda olmasa gerek. Yalnız, izleyiciler için V6 turbo motor sesinin pek hoş olmadığını söylemek mümkün. Şimdi takımlar hakkındaki izlenimlerimi kısa kısa aktaracağım.

Mercedes: Kış testlerinde de gördüğümüz üzere Mercedes açık ara en hızlı takım. Nico Rosberg ‘start’ta Lewis Hamilton ve Daniel Ricciardo’yu geçerek liderliği ele geçirdi ve bir ara güvenlik aracı piste girdiği halde yarışı herhangi bir tehditle karşılaşmadan ilk sırada bitirdi. Fakat takım arkadaşı Hamilton için işler hiç de iyi değildi. ‘Start’ta sıra kaybetmesinin yanında sürekli geriliyordu ve sadece birkaç tur sonra yarışı bırakmak zorunda kaldı. Açıklamalara göre daha ısınma turundayken araçta bir sorun olduğu tespit edilmiş ama Hamilton devam etmek istemiş. Fakat sezon boyunca kullanılacak motor sayısı 5’e düşürüldüğü için takım motora zarar vermemek için haliyle Hamilton’ın aracını garaja çekmekte gecikmedi.

Red Bull: Takım kış testlerinde dayanıklılık sorunlarıyla boğuşuyordu, kat ettiği mesafe bir hayli düşük kalmıştı. Sebastian Vettel sıralama turlarının 2. seansında hem yağmurun hem de sarı bayrakların etkisiyle iyi bir zaman yapamayıp elenmişti. Ayrıca aracında yazılım sorunu olduğu açıklandı. Yarışın ‘start’ında da bir hayli yavaş kaldı ve bir süre sonra aracını garaja çekti. Geçen sezon son 9 yarışı kazandıktan sonra bu hafta sonu onun için adeta bir kabus oldu. Mark Webber’in yerine gelen bir diğer Avustralyalı Ricciardo yarışı 2. sırada bitirerek seyircileri bir hayli coşturmuştu ama aracın yakıt akışı sınırın üzerinde çıkınca derecesi iptal edildi. Böylece Red Bull yarışı puansız kapatmış oldu.

McLaren: Yarışın en istikrarlı takımı belki de McLaren’di. Ricciardo’nun diskalifiye edilmesinden sonra sırasıyla Kevin Magnussen ve Jenson Button podyumu tamamlayan isimler oldular. Sıralama turlarında Button son seansa kalamamış ve yarışa gerilerden başlamıştı. Güvenlik aracı piste girdiğinde son sektördeydi, bu sayede hemen pite girip büyük bir avantaj sağladı ve üst sıralara tırmanmasını bildi. Çaylak pilot Magnussen’in daha ilk yarışta podyuma çıkması McLaren’in elinin güçlü olduğunu gösteriyor.

Ferrari: Kırmızıların geçen sezondan pek bir farkı yok gibi. Fernando Alonso sıralama turlarında 5. olarak tarihte 5. cepten en çok ‘start’ alan pilot oldu. Yağmur olmasaydı bu sırayı dahi alamayabilirdi. Kimi Raikkonen ise sıralama turlarında kaza yapıp son seansa kalamamıştı. Çok iyi bir ‘start’ alarak bir miktar yukarı tırmansa da hem Alonso’nun hem de Raikkonen’in yarış temposu iyi değildi. Arkalarındaki pilotlardan hep baskı yediler. Alonso bir ara uzun süre Nico Hulkenberg’i kovaladı ve onun pite girmesinden sonra önü açıldı ama burada stratejik hata yapıldığını düşünüyorum. Pit-stop aralığı gelmişken Hulkenberg’in arkasında zaman kaybetmek anlamsızdı. Zaten Alonso da çok geçmeden pite girdi. Hulkenberg’in önünde çıksa da Button hem Alonso’yu hem de Hulkenberg’i pitte avlamış oldu. Ne yazık ki şu anki görüntünün Ferrari’nin pek parlak bir durumda olmadığı yönünde. Ferrari’nin tek avantajı her zaman olduğu gibi dayanıklılık sıkıntısı çekmemesi.

Williams: Mercedes, Red Bull ve McLaren’den sonra en hızlı takım Williams gibi gözüküyor. Valtteri Bottas yarışın başından itibaren tırmanıştaydı. Alonso’yu kovalarken duvara sürtüp sağ arka lastiğini patlatmasına rağmen yarışı Alonso’nun bir sıra gerisinde bitirdi. Felipe Massa ise daha yarışın ilk virajında kamikaze pilot Kamui Kobayashi’nin kurbanı oldu. Böylece sezonun ilk, yarışın tek kazası gerçekleşmiş oldu. Massa da bir sektör bile gidemeden yarışı noktalamak zorunda kaldı.

Force India: Hulkenberg açısından konuşursak takım Mercedes motorunun avantajını iyi kullanıyor. Hulkenberg Alonso’yu uzun süre arkasında tutsa da çok fazla baskı görmedi aslında. Çünkü Mercedes motorlu araçlar düzlüklerde bir hayli hızlı. Arkadaki araç DRS kullansa bile çok yaklaşamıyor, haliyle geçiş yapma fırsatı da bulamıyor. Ricciardo’nun cezasıyla birlikte Force India’nın diğer pilotu Sergio Perez bir puan aldı, böylece takım iki pilotuyla ilk 10’da yer aldı. Tabii ilk 10 diyerek üstünkörü geçmek biraz haksızlık olur, Hulkenberg 6. olarak çok iyi iş yaptı. Şansının yardım ettiği tek olay Raikkonen’in sık sık yaşadığı blokajlardı.

Toro Rosso: Hem sıralama turlarında hem de yarışta Toro Rosso sürpriz takımlardan biriydi. Yarışa iki pilotuyla ilk 10 cepten başlayıp damalı bayrağı ilk 10’da gördü. Takımın çaylak pilotu Daniil Kvyat tarşhte puan alan en genç pilot ünvanını Vettel’den devraldı. Magnussen’i de hesaba katarsak bugün çaylakların günü oldu diyebiliriz. Toro Rosso Red Bull’un alt yapısı konumunda olduğu için Vettel gibi yeni bir genç yıldız mı ortaya çıkaracak diye düşünüyorum ama diğer taraftan Vettel aslında Williams’tayken keşfedilmişti zaten.

Sauber: Adrian Sutil ve Esteban Gutierrez puan barajının hemen altında sıralandılar. Yarışı bitiren pilotlar arasında sadece Marussiaları geçebildiler. Ferrari motoru kullanan hiçbir takım yarıştan çekilmedi ama Sauber ve Marussia damalı bayrağı en son gören takımlar oldular.

Marussia: En fazla dayanıklılık sorunu yaşayan takımlardan biri Marussia. Isınma turunda Max Chilton kalkış yapamadı. Kural gereği bir ısınma turu daha atıldı ama bu sefer de takımın diğer pilotu Jules Bianchi yolda kaldı. İki Marussia yarışa pitten başlamak zorunda kaldı. Sanırım Bianchi yarış başında yine sorun yaşadı ve piste birkaç tur geç çıktı. Yarış bittiğinde liderden 8 tur yemişti. Damalı bayrağı 14. sırada geçti ama yarışın %90’ını bitiremediği için sıralamaya dahil edilmiyor doğal olarak.

Lotus: İki pilot da ERS (enerji dönüşüm sistemi) sorunuyla yarışı bırakmak zorunda kaldı. Romain Grosjean sıralama turlarından sonra araçta yapılan değişiklikler nedeniyle yarışa pitten başladı. Üstüne bir de araç piste zamanında çıkarılmadığı için daha yarış başlamadan pitten geçme cezası aldı. Pastor Maldonado ise sıralama turlarında hiç zaman turu atamamıştı. %107 sınırına takılsa da hakem kararıyla yarışa katıldı. Lotus kış teslerinin başını kaçırmıştı, ayrıca lansmanını en son yapan takım konumunda. Testlerde başlayan kabus ciddi bir şekilde devam ediyor. Muhtemelen geçen sezona kıyasla en kötü durumda olan takım Lotus.

Caterham: Kobayashi yarışın başında Massa’yı da biçerek yarış dışı kalmıştı. Marcus Ericsson ise yarışın ortalarında yağ basıncı sorunuyla yarışı bıraktı. Caterham geçen sezonun başında olduğu gibi yine en kötü takım gibi gözüküyor ama yine bir atak yaparak en azından Marussia’yı geçmeye çalışacaktır. Bir de Caterham’ın “en çirkin burunlu F1 aracı” anketimizde dikkat çektiğini söylemeliyim.

Tags:

Leave a Reply

avatar
  Subscribe  
Notify of