Anadolu Efes 62-74 Olympiacos

İlk beş dakikasında fırtına gibi estiğimiz maçın devamında sürekli irtifa kaybederek adeta yere çakıldık. İstanbul’da işi bitirme şansımız varken serinin 2-2’ye gelmesine engel olamadık ve dörtlü final (final four) biletini Pire’deki son maça bıraktık. Şansımız halen yüksek, bu maçı bir an önce unutarak toparlanmamız lazım ama bir türlü ders almadığımız konular da yok değil. Yenilgi sonrasında biraz isteksiz bir şekilde yazsam da bunlara değinmeden geçmeyeceğim.

Önce Abdi İpekçi Arena’daki seyircinin hakkını verelim. Çarşamba günkü maçta tüm biletler satıldığı halde bazı bölümlerde küçük boşluklar vardı, bugün o boşluklar da doldu. Tezahürat, gürültü ve rakibe baskı sezonun zirvesindeydi. Muhtemelen bu atmosferi bir yıl kadar tekrar göremeyiz. Basketbol Süper Ligi’nin final serisinde bile bu seviyeye çıkılacağını tahmin etmiyorum. Seyirci görevini yaptı, teşekkür ve takdiri hak etti.

Maç öncesinde oyuncular ısınırken bile bir gerginlik hissediliyordu. Maç saati 9.59’u gösterirken, yani daha 1 saniye geçmişken faul yaptık. Sonra Doğuş Balbay nedenini pek anlayamadığım bir şekilde Vassilis Spanoulis’in dizini göstererek yoğun itirazlarda bulundu. İki oyuncuya karşılıklı faul çalındı. Böylece maçın ilk saniyesinde toplam 3 faul çıkmış oldu.

Bize iki maçtır galibiyeti getiren ilk beşimizi yine bozmamıştık. İlk dakikalarda çok iyi savunma yaptık. Sahadaki oyun ve seyircinin desteğiyle öyle bir hava yakaladık ki skoru 5-6 dakikada 18-6’ya getirdik. Aslında savunmamız maçın genelinde iyiydi, sıkıntı yaşadığımız taraf hücum oldu. Üçlük atışlara yönelip boş dönmeye başlayınca tüm havamızı kaybettik. Maç sonunda üçlük isabet oranımız sadece %16’da kaldı.

En büyük hatamız üçlüklerde isabet bulamadığımız halde denemeye devam etmemizdi. Halbuki biz farkı bir ara 15 civarına çıkarmışken çok daha sakin kalıp pota altında uygun pozisyonu arayabilirdik. Olympiacos’un üçlük isabeti %46 ile normal bir seviyedeydi ama biz kaçırıp onlar attıkça fark hızla eridi.

İkinci hatamız Doğuş’a daha fazla süre vermeyi düşünmememizdi. Pota altında adeta erittiğimiz, hücum ribaundlarında 15-4, toplam ribaundlarda 43-30’luk üstünlük kurduğumuz Olympiacos’a yenilmek için tek yapmamız gereken Spanoulis üzerindeki baskıyı azaltmaktı, öyle de yaptık. Sanki Doğuş’a fazla süre verip Jayson Granger ve Thomas Heurtel’i biraz kenarda oturtursak ölecekmişiz gibi davranıyor Perasovic. Spanoulis 11’de 5 üçlük attı. Biz hücumda zorlanırken yediğimiz her üçlüğün çok daha büyük olumsuz etkisi oldu.

Thomas Heurtel 2. yarıda bir ara hareketlenip üst üste iki pozisyonda potaya giderek güzel sayılar buldu ama bunlar takımı ateşlemek için yeterli olmadı. Son periyotta sadece 8 sayı atabildik. Son dakikalarda maçı “bitse de gitsek” tadında izledik. Anadolu Efes’te bu maç özelinde umut verecek hiçbir şey kalmamıştı. Umarım bunu atlatıp haftaya Pire’de galip gelerek İstanbul’daki dörtlü finale katılmaya hak kazanırız.

Leave a Reply

avatar
  Subscribe  
Notify of