Kürtaj ve Sezaryen Doğum Tartışmaları

Kürtaj ve sezaryen konusu birkaç hafta önce başbakan (Recep Tayyip Erdoğan) tarafından, damdan düşer gibi gündeme getirildi. Başbakanın üslubuna bakarsak tartışma bilimsel tabanda ilerleyecek gibi görünmüyor bana göre. Madem konuyu uzmanlar tartışacak ve Sağlık Bakanlığı ona göre karar verecek, o halde neden daha en baştan kürtaj ile Uludere’de yaşanan olay arasında benzetme yapıldı? Başbakan kürtajın cinayet olduğu tezini neye dayanarak ortaya koydu?

Bildiğiniz gibi birçok gelişmiş ülkede kürtaj sınırı 12 hafta. Türkiye’nin konuyu bilimsel olarak tartışıp bu ülkelerden farklı bir sonuca varması için bir sebep göremiyorum ben. Eğitim sisteminde değişiklik yapılırken ne kadar bilimsel çalışma yapıldı ki bu konuda yapılsın. Dolayısıyla tartışmayı başlatanların samimi olduğunu düşünmüyorum.

Özel hastanelerde sezaryen doğum oranının devlet hastanelerine kıyasla fazla olması tabii ki ortada yanlış bir şeyler olduğunu gösteriyor. Burada yapılabilecek en iyi şey doktorları kısıtlamak yerine doğum yapacak kadınların bilinçli olmasını sağlamaktır. Sezaryenin gerekli olduğu durumları ve bu doğum şeklinin sonuçlarını bilen bir kadın en iyi kararı kendisi verecektir. Ama bu çok kısa sürede olacak bir şey değil, özellikle çocuk yaşta evlilikler gibi büyük toplumsal sorunlarımız varken. Tabii başbakanın sezaryen doğumun nüfusu kırmak için uygulandığını düşünmesi de bir sorun.

Uludere olayının cinayet olduğunu yetkili bir ağızdan duymak olumlu bir şey, her ne kadar söyleyen kişi bunu istemeden (sehven) yapmış olsa da.

Tags:

Leave a Reply

avatar
  Subscribe  
Notify of