Olympiacos 71-73 Anadolu Efes

EuroLeague’de play-off turunun 2. maçında Olympiacos’u yenerek seriyi 1-1’e getirdik. Atina-Pire’de aldığımız bu galibiyet saha avantajını ele geçirmemizi sağladı. Bundan sonra İstanbul’da oynanacak iki maçı da kazanarak yıllardır hasret kaldığımız dörtlü finale kalabiliriz, yeter ki gücümüzü ortaya koyalım.

Jayson Granger, Cedi Osman, Derrick Brown ve Bryant Dunston dörtlüsü geçen maçta olduğu gibi yine ilk beşte başladı. Tek değişikliğimiz Brandon Paul’un yerine Doğuş Balbay’ın sahada olmasıydı. Normal sezonda seri galibiyetler aldığımız dönem en fazla tercih ettiğimiz beşlerden biriydi bu.

Koç Velimir Perasovic’in Doğuş hamlesi iyi sonuç verdi. Onun oyunda olduğu dakikalarda Vassilis Spanoulis üzerinde çok iyi baskı kurduk. Tabii Spanoulis’in istatistiklerine bakınca bu nasıl baskı diyeceksiniz ama 10’da 6 üçlük atması farklı bir hikayeydi. Spanoulis’i kilitlediğimiz bölümlerde Olympiacos’a Georgios Printezis’in sırtı dönük oyunları dışında pek bir seçenek bırakmadık.

Perasovic’in ilk maçta yaşadığımız ribaunt sıkıntısına da bir hamlesi vardı. Bazı dakikalarda çift beş numarayla oynadık. Dunston ve Alex Kirk maçta toplam 9 dakika beraber oynadılar. Olympiacos’tan sadece bir ribaunt eksiğimiz vardı, hücum ribauntlarında ise berabereydik. İlk yarıda üst üste iki hücum ribaundu verdiğimiz pozisyon dışında gayet iyiydik.

Dunston maçın en iyi oyuncusuydu. 16 sayı ve 4 ribauntluk performansının yanında 5 asist ekstra oldu. Maçı 9 asistle tamamlayan Granger’la birlikte çok iyi ikili oyunlar da oynadılar. Dunston’ın adeta bir oyun kurucu gibi pas attığı, Granger’ın bitirdiği 1-2 pozisyon ekran başında bizi coşturdu. Bu arada Dunston’ın istatistiklerine bakmaktan kendimi alamıyorum. Top kaybı yok, 2 bloğu var. 6’da 5 ikilik, 6’da 6 serbest atış oranlarına sahip. Efes’teki en iyi maçını oynadı belki de.

Özellikle 2. yarıda müthiş bir performans ortaya koyan Tyler Honetcutt’a da ayrı bir parantez açmak lazım. 15 sayı ve 9 ribaunt ile oynadı. Ribauntlarda sağlam durmamız Olympiacos’u pota altındaki hamlelerde daha agresif olmaya itti. Basket yediğimiz 2 pozisyonda hakemler basketleri vermekle birlikte Olympiacos’a da hücum faul çaldılar. Hatırladığım kadarıyla bu iki faul de Honeycutt’a yapıldı.

Maçın kötülerinden bahsedecek olursak Thomas Heurtel kendisinden beklediğimiz performansın çok altında kaldı. Bazı bölümlerde biraz bencilce davranarak takımın ritmini bozdu. Brown da son çeyreğe kadar çok kötüydü. Onun maçın içinde olmayışı orta mesafeli şutlarda elimizi zayıflatıyor. Fakat son çeyrekte öyle bir smaç vurdu ki, sanki kötü gidişata karşı bir isyandı. Onun üzerine bir de top çalıp tam alev almıştı ki kısa bir süre sonra 5 faulle kenara geldi.

Bugünlük aktaracaklarım bu kadar. Bir aksilik olmazsa önümüzdeki hafta oynanacak maçlarda Abdi İpekçi Arena’daki yerimi alacağım. Umarım bu seriyi İstanbul’da bitiririz, hikayenin devamı yine İstanbul’da.

Leave a Reply

avatar
  Subscribe  
Notify of