Türkiye’nin demokrasi sınavı

Gezi Parkı’nda ağaçları koruma amacıyla başlayan ve yürütme organının tutumu nedeniyle gittikçe büyüyen, oldukça geniş katılımlı bir olaya tanıklık ediyoruz. Ülkemizde bu kadar uzun süreli ve bu kadar dirençli bir eylem yapılmasını hiç beklemezdim ama insanımız demokrasi adına çok önemli bir adım attı. Halkın sesine kulak vermesi gerekenler ise kulağını tıkadı ve hatta belki de kendi ağzından çıkanı bile duymadı.

Öncelikle eylemleri meşru görmeyenlere yönelik birkaç şey söylemek istiyorum. Demokrasi Başbakan’ın iddiasının aksine sadece seçimden seçime hatırlanması gereken bir şey değildir. Yürütme organının kararlarını beğenmeme, bunu eylemlerle belli etme ve yetkilileri istifaya davet etme hakkına her zaman sahibiz. Bu haklarımız anayasada net bir şekilde tanımlanmış. “İktidar seçimle geldi, seçimler gider” düşüncesiyle 4 yıl boyunca sessiz bir şekilde oturmamız beklenemez.

Ayrıca seçilmiş olmak hiç kimseye sınırsız yetkiler de vermez. Örneğin ülke yönetiminin babadan oğula geçmesi için yasa teklifi veremezsiniz. İsterseniz %99 oy alarak iktidar olun, yine de böyle bir şey yapamazsınız. Basit bir benzetme yapmak gerekirse; demokrasi oyunun kuralıdır, iktidar ise oyunun taktik ve stratejisini belirler. Herkesin kafasında çok farklı taktikler olsa da kurallar aynıdır.

Eylemlerin büyüyerek devam etmesindeki en büyük sebeplerden biri polisin uyguladığı şiddet. Elbette bütün polisler kötü değil, her meslek grubunda hemen hemen aynı oranda görevini kötüye kullananlar vardır ama fevri hareket eden polis memurları konumları gereği herhangi bir kişiden çok daha fazla psikolojik ve fiziksel tahribat yaratabiliyorlar. Tabii polis teşkilatını yanlış yönlendiren, İçişleri Bakanlığı’ndan Valiliğe kadar birçok kurumun da büyük yanlışları var. Toplanan her kalabalığa müdahale etme ihtiyacı hissetmesek diyalog kurmamız çok daha kolay olacak. Umarım olaylardan ders çıkarılmıştır.

Söyleyecek çok şey var ama yazmaya kalkınca tıkanıp kalıyorum. Başlıkta sınav dediğim için not da vereceğim. Sanırım 5’lik not sistemini kullanmak yeterli olur.

Halk: 5
Halk yapması gerekeni yaptı ve bu büyüklükteki bir eylem için gayet uygarca davrandı. Çok küçük grupların yaptığı taşkınlıkları tüm eylemcilere yüklemek doğru olmaz. Ülke genelinde günlerdir süren eylemlere katılan tekil kişi sayısı milyonları bulmuştur sanırım.

Başbakan: 0
Bu olaylarda takındığı tavır nedeniyle başbakan en düşük notlardan birini almayı hak etti. Sürekli uç gruplardan bahsediyor ama uç gruplar kendisi kadar fevri hareket etmedi, etmiyor da. Ayrıca eylem yapanları çapulcu olarak nitelemek bir başbakana hiç yakışmayan bir şey.

Cumhurbaşkanı: 3
“Demokrasi demek sadece seçim demek değildir.” sözü nedeniyle cumhurbaşkanını takdir ettim ama “gereği yapılacak” sözünün henüz tam karşılığını göremedim. O nedenle orta bir not veriyorum.

Emniyet, Valilik, İçişleri Bakanlığı: 1
Müdahalede kullanılan orantısız güç nedeniyle bu birimler sınıfta kaldı. Eylemciler şiddete başvurmadığı halde böyle sert karşılık verilmesi olacak iş değil. Biber gazının kapalı alanlarda da kullanılması ve suyun tazyikinin ayarsız olması en büyük hataların başında geliyor.

Muhalefet: 3
CHP, MHP ve BDP’nin takındığı tutum çok tutarlı değildi ama olaylara zaten çok fazla etkileri olmadığı için orta not yeterli. Bu arada MHP’nin sonradan eylemlere karşı tavır almasına pek anlam veremedim.

Belediye: 1
Kadir Topbaş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu unutup şehri adeta Başbakan’a teslim ettiği için sınıfta kaldı. AVM yapılacak mı, yapılmayacak mı tartışmasında kendi iradesini ortaya koymalıydı.

AK Parti teşkilatı: 1
Milletvekillerinden teşkilatın tabanına kadar çoğu kişi uygulanan şiddete karşı çıkmadığı için düşük not aldı. 28 Şubat sürecini yaşayanların biraz empati yapmasını beklerdim.

Ertuğrul Günay: 2
Her ne kadar sadece Twitter’dan eleştiri yapmakla yetinse de Ertuğrul Günay sessiz kalmadığı için teşkilatın genel notundan bir fazlasını aldı benden. Bakanlığı döneminde de aynı hassasiyeti gösterseydi çok daha yüksek bir not alabilirdi.

Melih Gökçek: 0
Yorum yapma gereği duymuyorum.

Basın: 1
Pazartesi gününe kadar televizyonda konuyla ilgili neredeyse hiç yayın yoktu. Hafta sonu olmasının belki biraz etkisi vardır ama yine de bu bir mazeret değil. ABD’deki herhangi bir olay günlerce gündemde kalırken ülkemizde daha önce pek görmediğimiz halk hareketi basının yeterince ilgisini çekmedi. Gelişmeleri haber sitelerinden ve sosyal ağlardan takip ettik ama bu da dezenformasyonu beraberinde getirdi.

Marjinal Teyze: 4
Anonymous’un kullandığı maske teyzeye olmamış, o nedenle bir puan kırdım. Haha!

Tags:

Leave a Reply

avatar
  Subscribe  
Notify of